HaiKÛHİ – Uğur Tatar
Doğanın inceliklerine doğru masalsı bir yolculuk…
5-7-5 hece ölçüsüyle yazılan ve bir Japon şiir türü olan haikunun bu kısıtlayıcı görünen kısmı okurken, az ama çok anlatma ustalığını ortaya koyuyor. Bu yüzden bu şiir türünü yazanlara ayrı bir hayranlık besliyorum. Uğur Tatar’ın kelime oyunuyla verdiği bir başlıkla haikularını topladığı HaiKÛHİ, doğanın inceliklerine adeta bir masalsı yolculuk olmuş. Fakat diğer haiku kitaplarından farklı olarak bu defa kendi yaptığı görsellerle zenginleştirilmiş şiirler karşımıza çıkıyor. Daha önceki kitapları Kulübelerde Vızıldayan Haikular ve Mâh ü Mihr yahut Gökyüzü ve Yeryüzüne Haikular.
Sözlüğe göre Farsça kökenli kûhi kelimesinin anlamı ıssız. Aslında şiirlerin bütününe baktığımızda Farsça kelimelerin baskın olduğunu görebiliyoruz. Bu çoğunluk, şiire daha Doğu kökenli ve derin bir ahenk katmış. Tir-i Baran, sermest, berdevam, avaze, hazandide gibi kelimeler ve daha birçok Arapça kelimenin kullanım zenginliği göze çarpıyor. Kitabın başlangıcında ve son sayfasında bulunan Uğur Tatar’ın eşi Saliha T. Tatar’ın haikularının kullanımı ile kitap daha da anlam kazanmış.
Kum Zambakları
sessiz bir gülüş;
doğar bir kar tanesi,
kumun kalbinden.

Haikuları okurken yolda rastlayıp bildiğim çiçeklerin cinsini ya da gördüğüm bir ağacın ismini, basmaktan son anda vazgeçtiğim böceği anımsadım. Doğa deyince onlarla şekillenen, değişen mevsimler olmazsa olmaz bir konu. Hayvanlar değil mesele, onların hiç düşünülmeyen dünyası. Mesela evlerimizde karşılaşınca tiksinti ve öfke duyduğumuz ve bir an önce kurtulmak istediğimiz gümüşçün böceği kendisi için şu satırların yazıldığını bilseydi:
Gümüş Kral
kir ve pislikten
bir saray inşa eder,
obur gümüşçün
Okurken çok etkilendiğimi belirten küçük bir notla bu haikuyu işaretlemişim:
Mal Mülk
işediği yer
ona ait zanneder,
köpek ve insan!
Farsça ve Arapça kökenli kelimelerin çoğunluğu Doğu fikir dünyasının izleriyle de bütünlük arz ediyor. Bu haiku bana Yunus Emre’nin dizelerini anımsattı:
Mal sahibi, mülk sahibi
Hani bunun ilk sahibi.
Sokakta gördüğümüz, birbirine havlayan ve bölgelerini işaretlemek amacıyla belli yerlere işeyen köpeklerin amacı, yaşayacak alanlarını belirlemek ve orayı korumak. Bu ayrıntı bizim için yanından geçerken şöyle baktığımız bir canlının hayatı. Aynı zamanda yaşamak için uğruna zaman ve emek verdiğimiz hayatlarımızın farklı ama aynı amaçlı bir yansıması. O hayatı daha derin ve anlamlı kılacak başka kazanımlar olmalı babında bir hatırlatıcı görevde bulunuyor haiku.
Şimdi burada bırakmak yerinde olacak. Görsellerle tamamlanmış bu haikuları keyifle okumak artık haiku sevenlere ve haikuyu keşfetmek isteyenlere kalıyor.
Yazar: Ülkü Tatar Çakıl












