Maksat Sinema Olsun
Bir Senaryonun Anatomisi: EV (2010)
Hatırlarsınız… Çok değil 3-4 yıl kadar önce, kısa adı BBG uzun adı Biri Bizi Gözetliyor olan bir yarışma programı vardı! Hani her türden insan, her tarafı kameralarla çevrili bir eve tıkılır ve kafesteki maymunlar misali tüm hareketleri izlenir ve de izlettirilirdi. Bu formatın çok tutmasıyla türevleri televizyonu epeyce bir süre işgal etti. Ama şükürler olsun […]
Bir Senaryonun Anatomisi: Final Destination 5 (2011)
The Final Destination’ın, serinin bir önceki filmine kıyasla yapımcıların yüzünü güldürmesi, -her ne kadar isminden de anlaşıldığı üzere son film olarak düşünülse de- bir devam filminin daha geleceğinin habercisiydi hiç şüphesiz. 2010 yapımı A Nightmare on Elm Street’in senaristlerinden Eric Heisserer’e emanet edilen senaryonun karakterlerini de her zaman olduğu gibi serinin yaratıcılarından Jeffrey Reddick yazacaktı. […]
Bir Senaryonun Anatomisi: Karadedeler Olayı (2011)
Amerika’da çeşitli kısa film projelerine imza attıkları rivayet edilen Erdoğan ve Erkan Bağbakan adlı kardeşler isimlerini, kendi öz vatanlarında çılgın bir korku filmi ile duyurmak istemektedirler. Peki, sizce bu film çekim aşamasındayken, iki kardeş arasında nasıl bir konuşma geçmiş olabilir? Elbette bunu bilmiyorsunuz, ama tahmin edebilirsiniz. Şimdi sizi, tahmin etme zahmetinden kurtarıp bu konuşmanın metni […]
Bir Senaryonun Anatomisi: Skyline (2010)
Görsel Efekt Tasarımcısı ve Süpervizörü olan Strause Kardeşler aklınıza gelebilecek birçok filmde çalıştılar: Terminator 3, The Day After Tomorrow, Constantine, Fantastic Four, Poseidon, X-Men: The Last Stand, 300, Jumper, 2012, Avatar, Jonah Hex… Gördüğünüz gibi say say bitmiyor. Üstelik bu daha çeyreği bile değil. Bu alanda ki başarıları ve iddiaları onları umutlandırmış olacak ki 2007 […]
Bir Senaryonun Anatomisi: S. Darko (2009)
Richard Kelly’nin 2001 yapımı, kült mertebesine erişmiş, zaman yolculuğu soslu, bilim kurgu filmi Donnie Darko’yu bilmeyen yoktur diye düşünüyorum. Ama 2009 yapımı S. Darko’yu bilmeyenler muhakkak olacaktır. S. Darko, yönetmen Chris Fisher’ın Donnie Darko’ya yakın bir rüya âlemi kurgulamaya çalıştığı ancak feci halde çuvalladığı bir devam filmidir. Peki, sizce bu film çekim aşamasındayken, yönetmen ve […]
The Matrix (1999)
Gerçek nedir? Gerçeği nasıl tanımlarsın? Eğer, hissedebildiğin, koklayıp, tadıp, görebildiğin şeylerden söz ediyorsan “gerçek”, beyne iletilen elektrik sinyallerinin yorumlanmasıdır. Veysel Atayman, “Postmodern Kurtarıcılar” kitabında Matrix üçlemesinden şöyle bahseder: “Matrix”ler, “2001” gibi düşündürücü boyutu kolay kolay inkâr edilemeyecek, “Star Wars” kadar masalsı ve “Blade Runner” kadar mantıki çıkarsamalara açıktırlar. Gerçekten de Matrix, bilim-kurgu sineması denince akla […]
V for Vendetta (2005)
Hatırla, Hatırla Beş Kasım’ı.Barut İhanetini ve Kumpasını.Hiçbir Neden Bilmiyorum ki,Gerektirsin Barut İhanetinin Unutulmasını! Guy Fawkes, İngiliz tarihinin en büyük vatan haini olarak kabul edilir. Neden mi? Zira o Kral 1. James’i ve parlamento mensuplarını ortadan kaldıracak planın fikir babasıdır. Bu plan tarihte “Barut Komplosu” olarak anılır. Guy Fawkes, Thomas Winter ve Robert Catesby üçlüsü kralın […]
Bizim Büyük Çaresizliğimiz (2011)
“Fareler ve İnsanlar” kitabında, “Kimsesi yoksa delirir insan,” der John Steinbeck, “kim olduğu hiç önemli değildir, yeter ki yanında biri olsun. İnan bana, insan fazla yalnız kaldı mı, hastalanır.” Etkileyici bir dostluk hikâyesi dendiği zaman, akla ilk olarak John Steinbeck’in unutulmaz eseri “Fareler ve İnsanlar” gelir. Zeki bir adam olan George ve güçlü fakat aptal […]
A bout de souffle / Breathless / Serseri Aşıklar (1960)
“Yeni Dalga ne bir akım ne bir okul ne de bir gruptur,” der François Truffaut, “o öyle bir niceliktir ki, her yıl yeni yönetmenlerden ancak üç ya da dördüne kapısını açan bu mesleğe, son iki yılda ortaya çıkmış elli yeni adın dâhil edilmesi için basın tarafından konmuş kolektif bir slogandır.” Fransız Yeni Dalga sineması denince […]
Yazgı (2001)
“İnsan da, yaşam da saçmadır; boşunadır, rastgeledir, sağlam hiç bir şey yoktur;” der Albert Camus, “ama yine de yaşamak gerekir.” “Bütün hayatım boyunca taşıdığım suçluluk duygusunu olduğu kadar, imtiyazlılara ve gerçekte yalnızca imtiyaz isteyenlere duyduğum nefreti anlatmayı hep istiyordum.” diyor Zeki Demirkubuz, Karanlık Üstüne Öyküler üçlemesinin ilk filmi olan Yazgı için. Albert Camus’nun, yaşamın anlamını […]












