Uğur Tatar
Manchester by the Sea / Yaşamın Kıyısında (2016)
“You Can Count on Me” (2000) ve “Margaret” (2011) filmlerinden sonra hem yazıp hem de yönettiği üçüncü filmi “Manchester by the Sea” (Yaşamın Kıyısında, 2016) ile ustalık eserini ortaya koyan Kenneth Lonergan, kaybeden insanlar üzerine, hayat kadar sıradan ama hayat kadar vurucu bir hikâye sunuyor bize. “İnsan da, yaşam da saçmadır; boşunadır, rastgeledir, sağlam hiç […]
Shut In / İçeride (2016)
“Shut In” (İçeride, 2016), “Daredevil” dâhil olmak üzere birçok televizyon dizisinde yönetmenlik yapmış olan Farren Blackburn’un, “Hammer of the Gods” (2013) isimli Viking soslu aksiyon filminden sonra çektiği ikinci uzun metraj olma özelliğini taşıyor. Filmin senaryosu ise kariyerindeki ilk iş ile pek de umut vaat etmeyen Christina Hodson’un kaleminden çıkmış. Her film, temelde bir “soru”nun […]
Why Him? / Bu da Nereden Çıktı? (2016)
John Hamburg ismini, Robert De Niro ve Ben Stiller’i bir araya getiren, eğlenceli bir aile komedisi olarak dikkat çeken “Meet the Parents” (2000) ve peşine eklenen iki devam filminden biliyoruz. Bizde kısaca “Zor Baba” olarak gösterime giren bu serinin ortak senaristlerinden biri olan Hamburg, “Why Him?” (Bu da Nereden Çıktı?,2016) filmiyle yine benzer bir hikâye […]
Jackie (2016)
Şili Sineması’nın akla gelen yönetmenlerinden Pablo Larrain, uluslararası coğrafyada tanınmasını, “En İyi Yabancı Dilde Film” Oscar ödülüne de aday olan “No” (2012) filmine borçlu desek yanılmayız. Şimdiye dek çektiği filmlerde farklı türler arasında gezinen yönetmenin, “Neruda” (2016) filmiyle kendisiyle aynı topraklarda doğmuş önemli bir yazar ve şair olan, Nobel ödüllü Pablo Neruda’nın hayatını da es […]
Passengers / Uzay Yolcuları (2016)
“The Imitation Game” (2014) ile matematik dehası Alan Turing’in hayatından bir kesit sunan, hem etkileyici bir biyografi hem de nispeten başarılı bir dönem filmine imza atan Morten Tyldum, bu filmle “En İyi Yönetmen” Oscar ödülüne de aday olmuştu hatırlarsanız. Uluslararası piyasadaki ilk tecrübesinde böyle hatırı sayılır bir başarı elde eden Norveçli yönetmen, bu kez “Passengers” […]
The Sea of Trees / Sonsuzluk Ormanı (2015)
Aslında tanınmasını Matt Damon ve Ben Affleck ikilisinin senaryosunu yazdığı “Good Will Hunting” (1997) filmine borçlu olsa da, Gus Van Sant, çok daha öncesinde “My Own Private Idaho” (1991) ile iyi bir yönetmen olduğunu ispatlamıştı. Alışılmışın dışındaki konusu ile herkese hitap etmeyen bu film, Gus Van Sant sinemasını en iyi anlatan filmlerden biri olarak anılabilir. […]
The Great Wall / Çin Seddi (2016)
Daha ilk uzun metraj filmi “Red Sorghum” (1987) ile tüm dünyada beğeni toplayan ve Altın Ayı Ödülü’nü de kucaklayan Yimou Zhang, son dönem Çin Sineması’nın en önemli yönetmenlerinden biri. Onun ince işçiliğine, etkileyici görsel diline ve kendi kültürünü hem dramla hem de aksiyonla başarılı bir şekilde harmanlamasına saygı duymamak elde değil. Keza “Hero” (2002) ve […]
Collateral Beauty / Gizli Güzellik (2016)
“Dear Diary” (1996) ile “En İyi Kısa Film” Oscar ödülünün sahibi olan, sinemaseverlerin “The Devil Wears Prada” (2006) filmiyle tanıdığı David Frankel, çektiği komedi soslu filmlerden sonra “Collateral Beauty” (Gizli Güzellik, 2010) ile farklı denizlere yelken açmayı deniyor. Zira bu kez karşımızda, seyircinin kalbindeki bam teline dokunmayı hedefleyen hüzünlü bir film var. Ama bu hüzünlü […]
Sinema Sohbetleri #6: The Magnificent Seven (2016)
Antoine Fuqua’nın “The Magnificent Seven / Muhteşem Yedili” filmini izleyen Maksat Sinema Olsun’un dört neferi, “Film, Akira Kurosawa ve John Sturges’in kemiklerini sızlatacak kadar kötü mü yoksa başarılı bir yeniden çevrim mi?” sorusundan yola çıkarak tam 1 saat 30 dakika süren hararetli bir tartışmanın içine girmişlerdi. İşte aşağıda okuyacaklarınız bu konuşmanın bir özetidir. İyi okumalar… […]
Olmayan Filmlerin Jenerikleri #1: Sonunda Ölüm Yok
Genelde bir filmin açılış jeneriği ilk sahnede akıp geçer. Çok az filmde jenerik için ayrılmış özel bir kısım görürüz. Bunlardan bazıları son derece sıradanken bazıları da gerçekten unutulmazdırlar! Mesela Andrew Kevin Walker’in ince bir işçilikle yazdığı ve David Fincher’in ustalıkla yönettiği “Se7en / Yedi (1995)” filminin açılış jeneriği, bence unutulmaz olanlara en güzel örnektir. Birçok sinemaseverin de […]












