One-Punch Man – 1. Sezon (2015)

Kısa zamanda anime dünyasında büyük bir şöhrete kavuşan “One-Punch Man”, ilk defa anime izleyecek olanlar için de tavsiye edilebilecek eğlenceli bir başlangıç. Kel kafası, iddiasız kostümü, bıkkın bakışları ve ortalama yaşantısı olan bu adama, insanlar neden bu kadar çabuk ısınıyor, biraz anlamaya çalışalım… Saitama ya da nam-ı diğer One-Punch Man Ona bakıp diyoruz ki: yakışıklı […]

Kötü Kedi Şerafettin (2016)

Şerafettin ya da nam-ı diğer Kötü Kedi Şerafettin (bundan sonra ondan kısaca Şero diye bahsedeceğiz), şüphesiz Türkiye’nin en meşhur kedisi. Ayrıca fazlasıyla ağzı bozuk, arsız, ahlaksız ve kabadayı olan bu kedi, belki de ilk underground çizgi karakterlerimizden birisi. Bülent Üstün’ün kaybettiği kedisinden ilham alarak 1996’da yarattığı Şero, sinema macerasına ise 20. yaşına bastığı bu yılda kavuştu. […]

Harvie Krumpet (2003)

Harvie Krumpet, Adam Elliot’un “Mary and Max (2009)” öncesinde benzer bir karakter etrafında benzer bir hikâyeyi anlattığı ve Oscar’ı kazandığı 2003 yapımı bir stop motion kısa filmdir. Harvie Krumpet, yanımızda, çevremizde, fark edemediğimiz her yerde yaşayanların, var olmanın sebebini arayanların ve kendini olduğu gibi kabullenip yola devam etmesi gerekenlerin filmidir aynı zamanda. Filmin başında, siyah […]

Offside / Ofsayt (2006)

Sadece İran Sineması değil Dünya Sineması söz konusu olduğunda da önemli bir yönetmen olarak adı anılması gereken Muhsin Mahmelbaf, Hamid Dabaşi ile yaptığı bir söyleşide şöyle bir cümle kullanıyor: “Cinsiyet ayrımcılığı İran’ın kültürel bir özelliğidir.” Aslında bunu dünya geneline yaymak o kadar da zor değil. Hatta bu dünya, “Kadın insan mıdır?” tartışmalarını dahi görmüştü. Bu […]

Sihirbazlık Okulunda Bir Türk (2015)

Komedi, sinema tarihinin en başından beri sıklıkla kullanılan, insanların en çok rağbet ettiği ve sevdiği bir tür olmuştur. “Komedi” dendiğinde, komediyi toplumsal sorunları anlatmada bir araç olarak kullanan ve her filminde zekice şakaları ile bizi büyülemeyi başaran Charles Chaplin ya da müthiş fikirlerini, müthiş akrobasi hareketleri ile harmanlayan ve hiç gülmeden bizi güldüren “The Great […]

Niwemang / Half Moon / Yarım Ay (2006)

Sinemayı küçüklüğümden beri seviyorum. Bununla beraber sinemanın teknik kısmı hakkında pek fazla fikir sahibi olmadığımı da belirtmeliyim. Bu yüzden bu değerlendirmem, filmin üzerimde bıraktığı etkinin bir ifadesi olmanın ve film hakkındaki şahsi görüşlerimin ötesine geçemez. Fakat yine de benim için çok önemli ve değerli bir yönetmen olan Bahman Ghobadi ve onun etkileyici filmlerinden biri olan […]

Happy Feet Two / Neşeli Ayaklar 2 (2011)

İlk filmde Warren Coleman ve Judy Morris ikilisini yanına yardımcı yönetmen olarak alan George Miller, ikinci filmde yönetmen koltuğuna tek başına oturmayı tercih ettiği gibi senaryoyu da başka bir ekiple kaleme almış. Peki, iyi mi yapmış? Açıkçası bunu söylemek biraz zor!  Zira 5 sene sonra gelen devam filminin ilki kadar etkileyici olmadığını üzülerek belirtmem gerek. […]

Happy Feet / Neşeli Ayaklar (2006)

Filmografisine üç çılgın Mad Max filmi sıkıştırmış çılgın yönetmen George Miller’ın kariyerinde ki ilk animasyon olan “Happy Feet / Neşeli Ayaklar”, basit ama etkileyici hikâyesiyle izleyen herkesi kendine hayran bırakmıştı. Ayrıca Akademi’nin de kayıtsız kalamadığı bu sevimli penguenler 2007 yılında Oscar’ı kucaklamıştı! Tüm bireylerin şarkı söyleyerek eşlerini bulduğu bir toplumda, şarkı söyleyemediği için toplumdan dışlanan […]

Modern Times / Modern Zamanlar (1936)

Charlie Chaplin’in modern topluma ve makineleşmeye eleştirel bakışını izlediğimiz Modern Times filmini iki kısma ayırmamız gerekir bence. İlk kısım Büyük Birader’i aratmayan bir patron tarafından -tuvaletler dâhil olmak üzere- sürekli izlenen fabrika işçilerini anlatır. Henüz film başlarken koyun sürüsü ile fabrika işçilerini paralel kurguda göstererek etkileyici bir giriş yapılır. Ardından fabrika işçilerinin, patronun keyfi doğrultusunda […]

Kanal-İ-zasyon (2009)

Zafer Özden, Film Eleştirisi kitabında, film sanatının tarihsel gelişimini anlatırken televizyon ile sinema ilişkisinden şöyle bahseder: “Ellili yıllarda televizyonun sinema seyircisini salonlardan evlere çekmesi yalnızca endüstriyel bir dönüşüme değil, aynı zamandan film kültürü üzerindeki bir etkiye de işaret etmekteydi. Başlangıçta televizyonu ciddi bir rakip olarak gören ve bu yeni araç ile uzlaşmayı reddeden film şirketleri zamanla […]

error: Maksat Sinema Olsun